8/7/2007 - NURLAR VE BİZ...
Üstad, bir başka risalesinde aynı manayı şöyle dile getirir: Rahmet-i İlahiyeden daha ileri şefkatini sürme.”

Üstad, bir başka risalesinde aynı manayı şöyle dile getirir: Rahmet-i İlahiyeden daha ileri şefkatini sürme.”
Bütün gönüllerin iman hakikatleriyle buluşması hepimizin ortak gayesidir. Üstadımızın o bereketli ömrü “acz, fakr, şefkat, tefekkür” tariki üzere geçmiştir. Onun o engin şefkati, güz mevsiminde sararan yapraklara acıma noktasına kadar uzanır. Sararan yapraklara acıyan o ulvi ruh, günahlarla yaralanan Müslümanları ve iman hakikatlerinden nasiplenememiş zavallıları da şefkatinin içine almıştır ve onları kurtarmak için nice risaleler kaleme almıştır.
O halde yukarıdaki ifadeyi, gayr-ı Müslimlere yardım elini uzatmamak şeklinde anlamak mümkün değildir. Kanaatimizce, Üstadımız burada şefkatini ölçüsüzce kullanmakla kadere itiraz ve İlahi rahmeti ittiham tehlikesiyle karşı karşıya kalabilecek kişileri ikaz etmektedir. İnsan, elinden gelen bütün gayreti gösterdiği halde muhtaçlara ulaşamıyor, onların dertlerine derman olamıyorsa tevekkül ve teslim yoluna girmeli, Allah’ın rahmetine itimat ederek o kişilerin kurtuluşları için dua etmelidir.
sorularlarisaleinur.com
|